Motosikletleri Farkedin

No Comments »

56517224FD758A43B9CE6904r Motosikletleri Farkedin

Motosikletleri fark edin

Sabah Gazetesi 29.08.2007

Motosiklet yedisinden yetmişine her kesimin gözdesi durumunda. Kimisi buna bir tutku diyor, kimisi rüzgarla savaş, kimisi de iki tekerin zaferi. Bu dünyanın kapılarını motosiklet alanında uzman olan Mustafa Tekin’le beraber araladık..

*Motosiklet Hocası olmaya nasıl karar verdiniz?
Yaklaşık 10 yılı aşkın bir süredir bu işle uğraşmaktayım. 10 yıl önce amcamın motosiklet mağazası açmasıyla beraber bu sektöre adımımı attım. Daha sonra farkına bile varamadığım bir hızla motosikletin bende bir tutku haline dönüştüğünü ve vazgeçemeyeceğimi fark ettim. Bunun üzerine bu tutkunu olduğum işi başkalarına da sevdirmek adına eğitmenliğe başladım.

*Şuana kadar kaç kişiye eğitim verdiniz?
Eğitmenliğe başladığım günden itibaren yaklaşık olarak 7,000 kişiye eğitim verdim.

*Size sosyetenin motosiklet hocası diyorlar. Neden?
Ünlülerin uğrak yerlerinden birisi olan Etiler’de eğitim alanımızın bulunması. Ama en büyük etken güvenilir ve iyi bir eğitim veriyor olmam.

*Sizden eğitim ve ehliyet alan ünlüleri sorsak?
Aklıma gelen birkaç kişiyi söyleyeyim; Güven Kıraç, Nihat Doğan, Pamela, Ceyda Düvenci, Yağmur Atacan, Pınar Altuğ, Halit Ergenç

*Bu ünlülere eğitim verirken başınızdan ilginç bir olay geçti mi ?
Eğitim verdiğim ünlüler arasında en eğlencelisi Nihat Doğan’dı. Onunla eğitimlere başladığımızda Kenan Işık’la bir dizi çevireceklerdi. Dizinin bir bölümünde Nihat’ın motosiklet kullanması gerekiyordu. Nihat sürekli: “Sen bana gazı ver ben her motosikleti kullanırım” diyordu. Normalde 10 saatlik ders sonucunda gelinecek noktaya Nihat isteği ve enerjisi sayesinde 3 saat sonunda ulaşmıştı.

*Peki Mustafa Hocam neden dört teker dururken iki teker?
Ben ne kadar size “hayatı gerçekten kolaylaştırıyor” desem de, araba sürücüleri buna inanmayacaklar. İstanbul gibi kalabalık bir şehirde Beşiktaş’tan Etiler’e motosikletle gitmek bir insanın sadece 10 dakikasını alıyorsa, park sorunun, otopark parası derdin yoksa… Bu hayatı kolaylaştırmak değil de ne

*O zaman hayatı kolaylaştıran bu motosikleti kullanmayı öğrenmek zor mu ?
Motosiklet kullanmanın %60′lık bir bölümünü bisiklete binmiş olmak oluşturur. Geriye kalan dilim ise motosikletle tanışma ve motosikleti kullanabilir bir seviyeye gelebilmeden ibarettir.Tabi ki burada bizim payımıza önemli işler düşüyor. Payımıza düşen kısmı elimizden geldiğince eğitimlerimizi katılan arkadaşlarımıza gösteriyoruz. Ayrıca motosiklet kullanmak öyle eş dost tarafından değil bu işi profesyonelce yapan eğitmenler aracılığıyla öğrenilmelidir.

*Motosiklet kullanabilmek için eğitim gerekli mi ?
Eğitim her alanda şarttır, ama özellikle bu alanda eğitimsizliğin sonuçları ağır olmaktadır. Bu yüzden bu işe başlamadan bunun eğitimini almalı ve ilerleyen motosiklet yaşantınızı güvenli bir şekilde sürdürmelisiniz. Bu işin eğitimini almamış kişilerde motosiklet kullanmanın nedenli kötü sonuçlar ortaya çıkardığını gerek kamuoyundan gerekse basından duyuyoruz. Bu kötü sonuçları ülkemizde en aza indirebilmek için ben şahsım adına ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Ve bunun için de öğrencilerime kapalı alanda eğitim verdikten sonra, onlarla beraber trafiğe çıkıp akan trafikte ne gibi zorluklarla karşılaşabileceklerini ve bu zorlukların üstesinden nasıl gelebileceklerini en ince ayrıntısına kadar hepsine tek tek anlatmaktayım. Bizi de vazgeçilmez kılan bu olsa gerek

*Motosiklet kullanımı her geçen gün artıyor mu?
Evet motosiklet kullanımı sürekli yükselen bir ivme göstermekte fakat eğitimsiz bir şekilde. Özellikle Çin mallarının piyasaya girmesiyle artan motosiklet sevdası beni bir yandan mutlu etse de, bir yandan, bilinçsiz bir büyüme diye düşündürüyor. Eğitim almadan bu işi yapan o kadar çok kişi var ki; gerçi bunun farkına varabilmek için uzman olmaya gerek bile yok. Aracınızla seyir halindeyken şöyle dönüp etrafınızdaki motorizelere bir bakmanız yeterli olacaktır. Motosiklet kullanmanın eğitimini almış olanla almayanın farkını hemen anlayacaksınız. Son zamanlarda trafik polislerinin yapmış oldukları uygulamalar sonucunda karşımıza çıkan tablo gerçekten utanç verici. Her 100 motorizeden sadece 30 tanesinin ehliyeti olması sanıyorum bu sektörün nedenli eğitimsiz büyüdüğünün bir göstergesidir.

*Eğitimin üzerinde bu kadar duruyorsunuz, bize eğitim programınızdan bahsedebilir misiniz?
Eğitimlerimiz tamamen bire bir olup öğrencilerimize uygun olan zaman dilimlerinde yapılmaktadır. Eğitimlerimize Scooter’la başlayıp vitesli motosikletle sonuçlandırmaktayız. Öğrencilerimize motosiklet, kask, korumalık vs. ekipmanlar tarafımızdan sağlanmaktadır. Ayrıca öğrencilerimize trafikte motorlu bir yaşam için neler yapmaları gerektiği ve ilkyardım ekipmanlarının nasıl kullanıldığı anlatılmaktadır.

*Çeşit çeşit insanlar tanıyorsunuz. Hiç motora ilk bindiği anda “motor kullanamaz” dediğiniz oldu mu?

Evet gerçekten çok fazla kişiyle tanışıyoruz, hepside doğal olarak birbirinden farklı. Öğrenciyi alıp eğitim alanına gittiğimde, motosikletin yanında dururken ürktüklerini, çekindiklerini görebiliyorum ama motosikletin üzerine bindikleri anda bunun bambaşka bir dünya olduğunu fark edip sanki kırk yıllık kullanıcıya dönüşüyorlar bir anda. O yüzden şu ana kadar hiçbir öğrencime bu kullanamaz demedim içimden, biliyorum üzerine bindiklerinde değişiyorlar

*Bayanların motosiklete olan ilgisi ne durumda?

Bayanlar her alanda olduğu gibi motosiklet kullanıcıları arasında da giderek artmakta. Eğitim verdiğim kişilerin yaklaşık %40′ını bayanlar oluşturuyor. Hatta erkek öğrencilerime göre daha tedbirli ve dikkatliler. Ayrıca motosiklet üzerinde hoş bir görüntü sergiliyorlar.

*Son olarak buradan motosiklet kullanıcılarına ve kullanmaya gönüllü olanlara ne söylemek istersiniz?
Motosiklet kullanmak bambaşka bir dünya, bir tutkudur. Bir kere üzerine adımını atan bir daha kolay kolay vazgeçemez. Ayrıca bu farklı dünyayı ömür boyu sağlıkla devam edebilmek için motosiklet ekipmanlarının (kask, dizlik, mont, bot, eldiven) her daim üzerlerinde bulunmasını ve normal araçlardan çok daha fazla dikkatli olmalarını buradan tüm motorizelere özellikle söylüyorum. Yeni başlamak isteyip de bir türlü adım atamayan arkadaşlarımız da istedikleri her an bizi ziyaret edip nasıl bir eğitim verdiğimizi görebilirler. Ayrıca www.motoregitim.net internet sayfamızdan da eğitim programımızı ve motorlarımızı görebilir, ehliyet almak isteyen arkadaşlar başvurabilirler. Sizin aracılığınızla buradan araba kullanıcılarına da seslenmek istiyorum “MOTOSİKLETLERİ FARK EDİN!”

SABAH İnternet

sp Motosikletleri Farkedin

Haberin fotoğrafları

56517224FD758A43B9CE6904d Motosikletleri Farkedin CD96D09557A8444A87EC7063d Motosikletleri Farkedin A1B6736798A230419EBE2C55d Motosikletleri Farkedin

Basında Biz Aralık 16th 2008

Yağışlı Havalarda Motosiklet

No Comments »

Hani bizim meteolojinin kullandığı bir deyim vardır,Hissedilen sıcaklık. İşte bu, sürüşteki en önemli etkendir.Islanan bir motor sürücüsü, rüzgarın etkisiyle, hava -1,-2 derecede iken bile,-25,-30 derece hissedebilir. Rüzgar, bu konuda işguzarlığını kendisine adet edinmiştir. Hele bir ıslanmayagörün, sizin vücut ısınızı uçurmak için elinden geleni yapacak ve donma probleminin yaşanmasına sebep olacaktır.

Eğer Antalya, Adana gibi güney bölgelerinde oturuyorsanız, çoğu zaman yağmur sizin için ciddi bir problem olmayacaktır ama, daha kuzeyde oturuyor yada kuzeye doğru bir gezi yapmayı düşünüyorsanız, hava roporunda ne derse desin, yağmur için önlem almanız yararlıdır. Şöyle kuvvetli bir çise bile, insanı yola çıktığına pişman edebilir.

KURU KALMAK HAYATİ ÖNEM TAŞIR

En ideal metod, giydiklerinizin üzerine, yağmur geçirmeyen bir “kat” geçirmektir. Eğer meteoloji raporunu dinleyip, yağmur haberini aldıysanız, babaannenizin, annenizin “romatizmalarım sızlıyor” diyorsa, kişisel tecrübeleriniz gökyüzünün durumunu beğenmiyorsa yada özellikle bir balıkçı dostunuzun falan bugün yağmur var diyorsa, sıkı giyinmeyi ihmal etmeyin. Bunun için orijinal bir kıyafet alabileceğiniz gibi, kıyafetinizi kendiniz de yaratabilirsiniz. Yağmur geçirmez naylon bir avcı pantalonununun üzerine yine naylon bir yağmurluk geçirerek sorunu çözebilirsiniz. Anfibi yaratıklar olmadığımıza göre, en azından içine rahatça sığabileceğiniz, gövdenizin büyük kısmını koruyan bir naylon torbayı, kollar ve kafa için üç delik açarak bir tarafları sokuşturmanızda muhteşem yarar var.

Bu havalarda, ne kadar dikkatli sürerseniz, o kadar iyi. Ne doktora, ne tamirciye iş çıkartmayın. Önünüze gelen her su birikintisine, paranoya ile bakın. Altından kaç santimlik çukur çıkacağı belli olmaz. Hele rampaya geldiğinizde, break dance yapan gençlerin yürümesi gibi, ileri yerine geri doğru gidebileceğiniz, her zaman aklınızın bir kenarında olsun.

ISLAK YOL NE KADAR GÜVENLİDİR.

Temiz bir asfalt, ıslak olduğu zaman, sürtünme %20 oranında azalır. Tabi tamamen teorik. Türkiye’nin neresinde, üzerinde çamur bulunmayan bir asfalt gördünüz? Yoldaki yağ, antifriz, fren izleri vs de cabası. Tabi bu arada, normal havada da suratınıza doğru uçabilecek otomobil atıkları (yenen yemeklerin kağıtları, torbaları, yanan sigaralar, kola kutuları, boşaltılan kül tablaları) bu havalarda her zaman olduğundan daha can sıkıcıdır. O küller, ıslak siperinize çarptığında, ince bir çamur tabakası ile kaplamayı ihmal etmez.

Arabalardan atılıp, otobana yayılmış olan yemek artıkları, yolda ezilmiş duran kedi ya da köpek cesetleri, kamyonların üzerinde “ bütün önlemler alınmasına rağmen” yine de düşmekte ısrar eden isyankar domatesler, hıyarlar asfaltın üzerine eklenir. Hafif bir çise yada sabah çiği üzerlerine geldiğinde, yoldaki bu gereksiz ayrıntılar, tehlikeli ayrıntılar haline gelirler.

Yağmurdan sonra kurumuş olan asfaltta bulunan, bazen de yağmurun akıntısı ile getirdiği teneke yada buna benzer sert plastik nesneler, birazcık ıklaklığı saklayacak mendeburluğu kendilerine huy edindiklerinden, gerçek birer otoyol tuzağına dönüşürler. Aynı şekilde yapraklar da aynı problemi yaşatırlar. \r\n\r\nAteş olmayan yerden duman çıkmaz derler ya bizim yük kamyonları ve özellikle İç Anadolu’da şehirlerarası yol yapan eski otobüsler de, yağ salmak konusunda nam salmışlardır. O yüzden özellikle bu havalarda, takipli giderken, onların arkaları yerine, lastiklerinin doğrultularını takip ederseniz, daha iyi edersiniz. \r\nBunlar, kuru havada motor kullanmaya alışmış sürücü arkadaşların, özellikle dikkat etmesi gereken noktalar.

ISLAK LASTİK GEVŞEK TUTUŞ YARATIR

Yağmur suyu, lastiklerin altından girerek, yanlara doğru kayar. Sığ lastik kanalı, düşey açı yaptığında, üzerine gelen baskı yüzünden bu suyu salar. Bu da, yolla lastik arasındaki sürtünme alanını azaltır. İyi bir yağmur lastiği, derin ve açılı oluklarıyla, bu tehlikeleri önler. Buna karşın, böyle lastikler, kuru havada ideal olan lastiklerin yanal eğimine sahip olmadıklarından, normal günlerde sürüş bakımından rahatsız edici, çekişi düşürücüdür. Lastiklerin havası da, bu yol koşullarında önemli bir faktördür. Yağmurlu havada, lastiklerin havasını biraz aldığınızda, sürtünme alanı genişler, yolu daha iyi kavrarlar.

SÜRÜŞ STRATEJİNİZİ BELİRLEMEK İÇİN ÖNCE DERİN BİR NEFES ALIP, SEÇENEKLERİNİZİ GÖZDEN GEÇİRİN.

Yağmurun ilk damlaları düşmeye başladığında şeytan, gazı kökleyip, bulutun diğer tarafına geçmeniz, yeniden kuru ve güvenli asfalta ulaşmanız için sizi dürter. Ama bu, özellikle de şehirde, hiç de akıllıca bir yöntem değildir. Şunu aklınızdan çıkarmayın ki yol, yağmur ilk çiselemeye başladığında, ıslak asfalttan daha kaygandır. Özellikle de trafiğin yoğun olduğu şehirde ve şehir çevresindeki yollarda. Bu durumda yapacağınız en akıllıca şey, bir süre mola vermek, otomobil sürücülerinin ıslaklığı tüm asfalta eşit olarak yaymasını beklemektir. Bu süre yağanın, ahmak ıslatan mı, yoksa ciddi bir yağmur mu olduğunu anlamak ve biraz ısınıp, yağmur giysilerinizi giymek için de iyi bir ara olacaktır.

YÜZEYE TETKİK EDİCİ BAKIŞLAR ATMAKTA FAYDA VAR.

Yağmur yağarken, daha önce yukarıda bahsi geçen kamyon ve otobüslerden sızmış olma ihtimali yüksek olan, yağlı yüzeylerden uzak durmaya dikkat edin. Özellikle de, dar yol virajlarında. Viraj ve bir tarafa doğru dönüş yapan rampalarda, aracın lastik izini takip edin. Hızınızı ve yatış açınızı azaltın. Açınızı mümkün olduğunca 90 dereceden uzaklaştırmayın ve tekerlek izlerini takip edin. Yurdumuzda hala rastlanan granit parke ve Arnavut kaldırımının asfalttan daha kaygan bir yüzey olduğunu unutmayın. \r\nYağmurlu havada, her türlü hızlanma hareketi ve yön değişikliğinden kaçının. Bu havada monotonluk, daha sonra canınızın sıkılmasından iyidir. Tekerleklerinizi mümkün olduğunca düşey tutun. Özellikle köprü gibi yerlerdeki çelik plakaların üzerinden geçerken. Bu tip yüzeylerin üzerinden yatış pozisyonunda geçmeniz, kolayca kaymanıza ve yuvarlanmanıza sebep olacaktır.

YAĞMURLU HAVADA FREN KULLANIMI KURU HAVADAKİNDEN FARKLIDIR.

Yağmurun ıslattığı asfaltta, fren yapma taktiğinizi yeniden gözden geçirmeniz gerekir.Bu havalarda, arka freni, normalde kullandığınızdan daha fazla kullanabilirsiniz. Çünkü motorun yüklenme şekli nedeniyle, öne daha az ağırlık gelir. En iyi yöntemse freni bölüştürmek, ön ve arkayı eşit ağırlıkta kullanmaktır. (bunu yapamıyorsanız acilen bir XX alın, dual sistem frenin sisteminin farkı ) \r\nIslak asfaltta, yavaşlamaya ya da durmaya karar verdiğinizde, düz bir çizgi halinde fren yapmaya çalışın. Şimdi bu ne demek diye soranlar çıkacaktır. Örneğin keskin bir viraja yaklaşırken, fren yaparak yavaşlama işleminizi, yana doğru ağırlık vermeye başlamadan önce bitirin. Eğer yavaşlama esnasında, yatarak fren yaparken, kaygan bir yüzeyle karşılaşırsanız, düşmeniz kaçınılmaz olur.

Bir kesişme noktasına yaklaşırken, eğer durmanız gerekecekse, her iki freni de hafifçe sıkarak, kurumalarını ve ısınmalarını sağlayın. Çoğu fren sisteminde kullanılan paslanmaz çelik meteryaller, kuru olduklarında harikadırlar ama ıslakken, can sıkacak kadar az etkili olmak adetleridir. Disklerin, bir yada iki kez dönmesiyle, yeterli miktarda su atılır ve frenler, yeniden güvenilir konuma gelirler.Eğer frenlerin yeterince tutmadığını hissedip yüklenirseniz, fren diskleri aniden kuruyarak, tekerleklerin kilitlenmesine sebep olabilir. Yağmurlu havada, frenleme probleminin önüne geçmek için, her zaman erken ve yumuşak frenleme yapmanız, tehlikeyi önleyecektir.

YAĞMURUN MOTORUN HER YERİNE AYNI ETKİYİ YAPMAZ

Motor çalışırken giren su, sıcaklığın etkisiyle buharlaşarak, zarar vermeden gidecektir. Ayrıca buhar, motorun çekiş gücünü arttıran bir etkendir. Fakat normal su, bu etkiyi yaratmaz. Yani normal havada, motor çalışırken ona su dökerseniz, aynı etkiyi yapmaz. Aksine, silindirlere giderek onları bloke edebilir yada bozabilir.

Bunun yanında yağış, elektrik sistemine pek yararlı değildir. Bağlantıları paslandırır, bozar, bobini çatlatabilir yada bunun gibi problemlere sebep olabilir. Böyle durumlarda, contaların sağlam, buji gibi aksamların iyi oturmuş olması, büyük önem kazanır.

EĞER ŞİMŞEKLER ÇAKMAYA BAŞLADIYSA, ORTALIKTA YALI KAZIĞI GİBİ DİKİLMEK YADA YOLA DEVAM ETMEK, BELAYA DAVETİYE ÇIKARMAKTIR.

Baktınız, gökten flaşlar çakıyor. Sakın ha filmlerdeki gibi poz yapmak için yola devam etmeyin. “Nasıl olsa altımda lastik var” diye güvenmeyin. “Son sözleri” kitabında sizin için bir bölüm ayrılabilir. Alçak yada paratoneri olan bir binaya girmeye çalışın ve şovun bitmesini bekleyin. Bir ağaç altına girmek uzun bir objenin altına saklanmaktır. Bu da yıldırım riskini yükseltir.

Eğer yağmur çok fazlaysa, özellikle şehir içinde sürmeyi bırakmanızı tavsiye edebilirim. Türk şehirleri, genellikle düz alanlar yerine daha kolay savunulabilecek yamaçlara kurulmuş olduğundan, yolun sizi götürdüğü alçak bir noktada, yükseklerden gelen hayli hızlı ve yoğun bir sel dalgasıyla karşılaşabilir, tehlike yaşayabilirsiniz.

Artık yağmurlu asfalta biraz tedirgin bakabilirsiniz ama olacak o kadar. Bizim eskilerin dediği gibi “Korkulu rüya görmektense biraz uykusuz kalmak evladır”

İleri Sürüş Teknikleri Temmuz 14th 2008

Motosiklet Aküsü

No Comments »

Sulu olmayan akülerin bakımında nelere dikkat edilmelidir?
1-kutup başlarının temiz ve sıkı olmasına
2-şarjına\r\n\r\nSulu akülerin bakımı yapılırken nelere dikkat edilmelidir?
1-saf su odacıklarının seviye kontrolleri yapılmalı
2-Saf su eksik olan odacıklara saf su ilavesi yapılmalı
3-Asit bomesi düşük akülerin asitleri tamamlanmalı

Aküye konan fazla suyun motora zararı var mıdır?

Aküye fazla koyulan saf su daha sonra taşma yapacağından motorunuzun şasi ve boya kısımlarına asit tahribatı yapacaktır. Buda motorunuzun zarar görmesi demektir.

Akü bakımı yapılırken nelere dikkat etmeliyiz.
1-konyağın kapalı olmasına
2-Akünün kesinlikle kıvılcım ateşinden uzak tutulmasına
3-Eldivenle çalışmaya,cildimizi ve elbiselerimizi akü suyu ve buharından korumaya
4-Akü bakımından sonra ise akünün motosikletteki yerine koyulmasından sonra sarsıntıdan oynamaması için gergi lastiği veya bağlantı aparatının yerine takıldığı kontrol edilmelidir.
5-kutup başlarının artı ve eksi bağlantılarının düzgün yapılıp yapılmadığına dikkat edilmelidir.

DİKKAT!

Şarjı zayıflayan akünün marş motoru normal devirde çalıştırmaz.
Bazı kimseler amperi çok yüksek olan otomobil aküleri ile takviye yaptıkları görülmüş, sonrasında bunun motorun ateşleme beyninde tamiratı mümkün olmayan hasarlara yol açtığı sıkça gözlemlenmiştir.
Tavsiye edilen:Her motorcunun kesesine uygun akü şarj cihazı almasıdır.Avrupa da üretilen bazı motosiklet markalarında aküyü yerinden sökmeden şarj edebilmek için motosikletin üzerinde şarj soketi mevcuttur.

Motosiklet Bakımı Temmuz 14th 2008

Motosiklet Zincirleri

No Comments »

Her dişli ve zincirin bir ömrü vardır.Bakımı yapılmayan zincirler deforme olmaya,hatta sert kullanımlarda koparak sürücünün hayatını tehlikeye sokabilmektedir,motosiklete zarar verebilmektedir.Zincirler oringli ve düz olarak kullanılmaktadır.

Motorumuzun zincirini koruyabilmek için ne yapmalıyız.

1-Zincirimizi belli km den sonra periyodik olarak kaliteli zincir spreyi ile yağlamalıyız.Yağışlı havalarda bu yağlamayı daha sık yapmalıyız.
2-Zincirin belli zamanlarda özel zincir temizleme spreyi veya özel solüsyonlarla yağlı boya fırçası yardımı ile yıkanarak bakımı yapılmalıdır.
3-Yıkanan zincir iyice kuruduktan sonra yağlanmalıdır.
4-Her zincirin ideal gerginlik ölçüsü vardır,bu değerler,genelde motosiklet arka maşasında etiketle veya el kitapçığında belirtilmiştir.
Aşırı bol zincirler veya aşırı gergin zincirler motora ve dişlilere zarar verirler.Sürüş keyfini etkiler.Bozulan zincirlerin ön ve arka dişli olarak,takım halinde değiştirilmesi en uygunudur.Genelde zincirin kilitli olanı değil makine ile perçinlenmiş olanları tercih edilmelidir.

Yağlama nasıl olmalıdır?
Oringli zincirlerde yağlama motorun sehpaya alınması,sehpa olmayan motorlarda ise iki kişi yardımıyla,ön frenin sıkılarak motorun yan ayaklık üzerine dikilmesi(bunun nasıl yapıldığını görmeden kesinlikle denemeyiniz,kendinize ve motorunuza zarar verebilirsiniz.) lastiğin çevirerek,zincirin her iki tarafından,dıştan içeri doğru yağlamanın yapılması ve kesinlikle dış lastik üzerine gelmeyecek şekilde uygulanması gerekmektedir.

DİKKAT !
Yağlama yapıldıktan sonra hemen hareket edilmemeli,zincire sıkılan yağın biraz sıkılaşması beklenilmelidir.

Motosiklet Bakımı Temmuz 14th 2008

Motosiklet Yıkarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

No Comments »

Motosiklet tazyikli su üreten makineler ile yıkanmamalı, zoraki yıkanacak ise soğutucu radyatör peteklerine, elektronik aksamlara, kilometre saati üzeri su sıkılmamalı, elektronik devre ve röleler korunmalıdır.

Egzoz susturucu içine su kaçmaması için susturucu çıkışı tıkaç ile kapatılmalıdır.
Sıcak motora ve fren disklerine kesinlikle su tutulmamalıdır.
Yeni yıkanan motorun üzerindeki sular silinmeli ve kurutulmalıdır.
Yıkama sonrası hemen kullanılan motosikletlerde, üzerinde kalan suların akması neticesinde virajlarda ve ani durumlarda kaymalar sebep olabilir.

Periyodik zamanlarda motorun boyası koruyucu cila ile temizlenmeli, siyah plastik aksamlara cila sürülmemelidir.

Plastik aksamları piyasada satılan kaliteli plastik temizleyicileri ile temizlenmelidir.

Yıkamanın temiz sünger ve piyasada satılan ucuz marka saç şampuanlarıyla yapılmasında fayda vardır.

Motosiklet Bakımı Temmuz 14th 2008

Motosiklet Lastikleri

No Comments »

Kötü ve bakımsız lastiklerin sürüş keyfini kaçırdığını biliriz. Üstelik bakımsız bir lastiğin sürücüyü hayati bir tehlikeyle burun buruna getirebileceğini de… Motosiklet lastiklerimizin nasıl korunmasını gerektiğini fulya lastik satış müdürü onur ABASIYANIK a sorduk.

Click here to read more.. »

Motosiklet Bakımı Temmuz 14th 2008

Grenaj Vidaları

No Comments »

Her motosikletin belli zamanlarda, yola çıkmadan, yoldan dönünce grenaj vidaları ve tüm cıvataları gözden geçirilmeli, gevşek olanların uygun anahtarlarla sıkılmalı, sıkma esnasında cıvata ve vidalara zarar verilmemelidir. Sık sık gevşeyen cıvataların özel ilaçlarla sıkılması tavsiye edilir.

Motosiklet Bakımı Temmuz 14th 2008

Fren hidroliği bakımı nasıl yapılmalıdır?

No Comments »

Fren hidrolikleri seviyesi kontrol edilmeli,hidrolik yağlar belli zamanlarda tavsiye edilen marka ve cinslerle değiştirilmelidir.el kitaplarında zaman aralıkları belirlenmiştir.ön ve arka fren balatalarının aşınma seviyeleri de gözden geçirilmelidir.

DİKKAT!
Aşınmış ve bitmek üzere olan fren balataları kontrol edilmediği taktirde fren disklerine ve kampanalara zarar vermektedir.

Ara sıra fren balataları,balata temizleyici spreylerle temizlenmelidir.

Hidrolik haznesindeki yağ seviyesi neden düşer?

Hidrolik haznesindeki yağ iki sebepten dolayı düşer.

1-fren sistemindeki kaçak ve sızıntıda dolayı
2-fren balatalarının aşırı yıpranmasından dolayı

fren balatasının değişiminden sonra hidrolik yağ haznesindeki seviye eski yerine gelecektir.

Dikkat dikkat!!!!!

Hidrolik yağı takviyesi yapılırken boyalı kısımlara bulaştırılmaması, tamamlama yapıldıktan sonra o kısımların ve ellerin bol suyla yıkanması gerekmektedir.’,'Fren hidroliği bakımı nasıl yapılmalıdır?

Motosiklet Bakımı Temmuz 14th 2008

Antifiriz

No Comments »

Motosiklette dikkat etmemiz gereken bir di?er unsur : antifriz. Bu konuda bizi ayd?nlat?r?ms?n?z ?

S?v? so?utma sistemi kullanan motorlarda yola ?kmadan antifriz seviyesi kontrol edilmeli, eksik ise motor so?uk iken tamamlanmal?d?r.

Her antifrizin belli bir kullan?m mr vard?r, belli zamanlardan sonra de?i?tirilmesi gerekmektedir. Her motosikletin el kitab?nda bu zamanlar belirtilmi?tir. Kesinlikle mecbur kal?nmad?ka su ilavesi yap?lmamal?d?r.

Hava ile so?uyan motorlarda silindir peteklerinin nlerine hava ak?m?n? engelleyecek ?ekilde aksesuar ve benzeri cisimlerle kapat?lmamal?d?r.

Motosiklet Bakımı Temmuz 14th 2008

İkinci El Motosiklet Alırken Dikkat Edilecek Hususlar

No Comments »

İkinci el motosiklet alırken kendinize uygun motosikleti, uygun fiyatla bulup sağını solunu servisinize göstermekle iş bitmiyor. Tabii ki birçok püf noktası var. İlerde başınızın ağrımaması için, mutlaka satın alındığı andan itibaren devrinin alınması gerekir. Eğer herhangi bir sebeple o an için devir almak mümkün olmuyorsa, motosikleti aldığımız kişinin her an ulaşılabilecek biri olması; ya da en azından tanıdıklar vasıtasıyla kolayca bulunabilecek biri olmasında fayda vardır. Aksi takdirde devrini almak istediğimizde, üzerine kayıtlı olan kişiye ulaşamayıp devrini almakta zorluklar yaşanabilir. Böyle durumlarda en önemlisi motosikleti satmak istediğimizde değerini kaybedeceği gibi, satmakta çok büyük güçlükler yaşarız.
Temiz kâğıdı ihmale gelmez. Bir diğer önemli konu da; motosikleti satın alırken, satıcıdan motosikletin temiz kâğıdını istemektir. Eğer bu mümkün değilse, ruhsatın aslı veya fotokopisiyle vergi dairesine giderek motosikletin bilgilerine ulaşmak lazımdır. Böylece o zamana kadar motosikletin süre gelen bir vergi borcu olup olmadığını, hacizli olup olmadığını anlamak mümkün olacaktır.
Eğer satıcı iseniz. Eğer motosikleti satacak kişi bizsek, yine mutlaka motosikletin devrini satıcıya vermeliyiz. Eğer vermezsek sattıktan sonra oluşacak vergi borcu, ruhsat sahibi biz olduğumuz için bize yansıyacaktır.

Yine yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum. İkinci el motosiklet satın alan bir arkadaşım motosiklet sahibinin köprüden kaçak geçiş yaptığı için binlerce YTL’lik cezasına maruz kalmıştı.

Teknik konulara gelince, bunlar işin kâğıt üzerindeki hassas bölümü, şimdi gelelim teknik mevzulara. Kelepir fiyatlı gibi görünen bir motosiklet kesinlikle sizleri yanıltmasın. En azından, ne kadar basit görünse de eskimiş lastikleri olan bir motosikleti aldıktan sonra iki lastiği değiştirmeye kalktığımızda minimum fiyatı 500 YTL. Olacak ve ekstra bir külfet getirecektir, bu sadece çok basit gibi görünen iki lastik fiyatı. Almanya’da şahit olduğum bir şeyi anlatacağım: İkinci el satan bir mağazaya gittiğinizde, satıcının motosikleti satabilmesi için, ivedilikle değişmesi gereken, hayati tehlike yaratabilecek bazı parçaların örneğin; akü, lastik, zincir vs. değiştirilmesi gerektiğini belirterek, aksi takdirde bu motosikleti satmasının mümkün olamayacağını söyler. Temennimiz zaman içerisinde, ülkemizde de bu tip satıcıların çoğalması.

Motosikletin izini sürün eğer mümkünse motosikleti alırken, o ana kadar bakımının yapıldığı servisi öğrenerek, oradan alacağımız motosiklet hakkındaki teknik detaylar alınmalıdır. Örneğin; kilometre bakımları yapıldı mı? Üzerinde ne gibi parça değişiklikleri oldu? Bundan sonra yapılması gereken bakımları ve size doğuracağı maliyet hakkında bilgi alınması doğru olur. Motosiklet sahibi olmanın veya değiştirmenin vermiş olduğu heyecan ile ufak detaylarmış gibi görülen konuların başımıza büyük belalar açabileceğini unutmamalıyız.

Yukarıda bahsettiğimiz konulara mutlak dikkat edilmeli, art niyetli ikinci el satış mağazalarının olabileceğini ve motosikletinizden alacağı komisyon uğruna sizi zor durumlarda bırakabileceklerini asla unutmayın.

Sağlıklı ve keyifli sürüşler dileğiyle…

Motosiklet Temmuz 14th 2008