�� admin
01st

A2 Motosiklet Eğitimi

0

pist3 A2 Motosiklet EğitimiNasıl ki emeklemeden yürüyebilmek imkansızsa, motosiklet eğitimi almadan da onu kullanabilmek bir o kadar imkansızdır. Bu yüzden bu iki teker üzerinde ki zevkin eğitimini almak çok önemlidir. M.E.B. lisanslı eğitmenler eşliğinde Almış olduğunuz eğitimler sonucunda motorunuzu akan trafikte rahat ve güvenli kullanabilecek hem de karşılaşabileceğiniz olumsuz durumlarda neler yapacağınızı bileceksiniz.

Aldığınız egitimler sonucunda motosiklet kullanmanın insan hayatına kattığı kolaylıklara bizzat tanık olacaksınız, ve bundan gün geçtikçe daha çok keyif alacaksınız.

Tamamı 3000 m2 şehir merkezinde trafiğe kapalı alanda intercom ekipmanları ile birebir verilen eğitimlerimiz; a)Başlangıç eğitimi, b)Trafikte güvenli sürüş eğitimi, c)İleri sürüş teknikleri eğitimi olarak yapılmaktadır.

Her öğrencinin algılama yetenegi, kapasitesi farklı olabileceğinden eğitimlerimiz kişeye özgü alacağı motosiklet tarzına göre ve birebir olarak verilmektedir.

Ara 01st by admin
02nd

Öğrencilerimiz

0
Ağu 02nd by admin
26th

Hayatınızı Önemseyin ve Kaskınızı Takın.

0

mtekin1 Hayatınızı Önemseyin ve Kaskınızı Takın. KASK

Kask, koruyucu ekipmanlar içersinde en önemli olanıdır. En hayati organlardan biri olan beynimizin de içersinde bulunduğu başı hem darbelerden korur hem de sağlıklı bir yolculuk yapmamıza yardımcı olur. Kaskların görüş acısını daralttığı, duymaya bir miktar engel olduğu, boyun incinmelere sebep olduğu, terlettiği gibi bazı yanlış kanılar bilimsel deneyler ve tecrübeler ile aksi kanıtlanmış olsa da, hala pek çok kişi tarafından dile getirilmektedir. Oysaki dünya üzerinde üretilen bir çok kask insanların başlarına alabilecekleri en hafif darbeleri bile azaltabilecek şekilde tasarlanmaktadır.

Kasklar; sürücülerini her türlü hava şartlarında dış etkenlerden korur. Sürüş sırasında karşılaşılabilecek yağmur, rüzgar, toz, çamur ve sinekler v.b gibi etkenlerden vizör sayesinde kurtularak sağlıklı bir sürüş yapabiliriz.

Kaskların yapıları incelendiğinde dört bölümden oluştuğu görülmektedir. Bunları sıralayacak olursak;

* Dış kabuk,
* Darbeyi emen katman,
* Baş ile temas eden katman
* Sıkılık ayarı çene kayışı.

Kaskların koruyucu işlevi yerine getirmesinin temel prensibinin darbeyi emip kendisine zarar vermek olduğu için kaskların darbelerden kesinlikle uzak tutulması gerekmektedir. (Kaskın elinizden kayıp yere düşmesi vb. gibi) Kasklarınıza çok iyi bakmış olsanız bile belirli bir kullanım süresi vardır. Bu süreyi kask üreticileri 2 ila 5 yıl olduğunu ileri sürmektedirler.

Kaskımızı seçerken dikkat etmemiz gerekenler;

* Başınızı alın kısmından çevresinin ölçümü ve bu ölçüme göre kask seçimi,
* Koruma özelliği,
* Havalandırması,
* Cam (Vizör) özelliği,
* Stokta bekleme süresi,
* Güvenlik Belgesi,
* Marka Kalitesi,
* Ağırlığı.

Kask biz motosiklet sürücülerinin görünürlülüğünü sağlayabilecek en önemli unsurlardan biridir. O yüzden kask seçimlerimizde bunu da göz önünde bulundurmamız gerekmektedir.

Kasklar; farklı özelliklerde üç şekilde sınıflandırılabilinir.

* Kapalı kasklar,
* Çenesi açılabilen (hem yarım hem kapalı kullanıla bilen)
* Yüzü açıkta bırakan yarım kasklar

Kapalı tip kasklar koruması en yüksek olanlardır, Çenesi açılır kasklar ise işlevselliği açısından tercih edilmektedir. Fakat Full Face tabir edilen Kapalı tip kasklardan daha az koruma sağlarlar. Yarım kasklar ise daha çok aksesuar gibi kullanılanlardır ve koruma oranları çok düşüktür.

Herhangi bir kaza sırasında kask sürücünün kafasında sağlık ekipleri gelene kadar çıkartılmamalıdır. Kaskınıza bu yönde bir uyarı içeren bilginin olması (kaskı çıkartma olabilir) biz motosiklet sürücüleri için faydalı olacaktır.

Güvenli, mutlu sürüşler dilerim¦
Mustafa TEKİN
mustafa@motoregitim.net

Oca 26th by admin
03rd

Güvenli Bir Sürüş İçin..

0

thumbs 9 Güvenli Bir Sürüş İçin.. Her an trafikte tehlike ile karşılaşabilirsiniz.

Becerikli bir motosiklet sürücüsü kontrolü daima elinde tutar,
Olanlarla ve olacaklarla başa çıkabilir,
Zihni daima hazır, tepkileri otomatiktir,
Becerikli ve bilgilidir sorumluluk bilincine sahiptir.

Güvenli bir sürüş için gereken en önemli stratejilerden biride görünür olmaktır.
Farlarınızı gündüz açık tutmak sizlerin diğer sürüler tarafından da görünürlüğünüzü arttırmanıza sebep olacaktır. Fark edilir şekilde giyinmenizde önemlidir; Örneğin renkli giysiler kaskınızdaki ve montunuzdaki ışık yansıtıcı sistemleri kolay görünmenizi sağlayacaktır. Unutmayın görünür olmak sizin sorumluluğunuzdur.

Sürüş sırasında ne yapmak istediğinize önceden karar verin dönüş sinyallerinizi kullanarak diğer sürücülerin ne yapmak istediğinizi tahmin etmesini sağlayın ne yapacağınız konusunda yanlış fikirler edinebilmelerine sebep olmayın dönüşünüz bittiğinde sinyalleriniz hemen kapayınız eğer fark edilmediğinizi düşünüyorsanız uyarıda bulunun kornanızı kullanın.

Görünürlülük ve iletişim tüm motosiklet sürücülerinim
kullanması gereken stratejilerin başında gelmektedir. Bunlar kontrolü elimizde tutmanın birer parçalarıdır ve kontrol sadece görünebilmek değildir. Sorumluluk bilincine sahip bir motosiklet sürücüsü diğer araçları da fiziki olarak daima takip etmek zorundadır. Trafikteki durumu etkin bir şekilde değerlendirmesini sağlayabileceğiniz teknikler kullanın.

Bir motosiklet sürücüsünün görme ve görülme becerisini geliştiren tekniklerden biri güvenlik alanı adını taşır bunun amacı kendi aracınızla diğer araçlar arasında boşluktan bir yastık oluşturmaktır. Önünüzde arkanızda ve yanınızdaki araçlarla aranızda boşluk bırakın güvenlik alanı sadece trafikteki durumu daha iyi görmenizi sağlamakla kalmaz size çok önemli tepki verme süresi sağlar. Ayrıca bir kaçış yolu alternatif bir sürüş açısı sağlar.

Önünüzdeki araçla aranızda askeri iki 2 saniyelik mesafe olmalıdır; bu sizinle öndeki araç arasında tepki süresi kazandırır. 2 saniyelik takip mesafesini ayarlayabilmek için öndeki aracın geçtiği sabit bir nokta temel alınır ve önünüzdeki araç o noktayı geçtiği andan itibaren saymaya başlayın 88-89 saymayı bitirene kadar o noktaya ulaşamadıysanız gereken asgari süreyi sağlamışsınız demektir. Motosikletinizle seyir halindeyken önünüzdeki ve arkanızdaki araçlarla en az 2 saniyelik mesafeyi sağlayarak ideal bir durum oluşturulması gerekmektedir.

Ancak dikkate alınması gereken pek çok değişken vardır hava durumunun sizi olumsuz etkileyen etkilere çevreyi tanımadığınıza ve hızın daha fazla olduğu trafik koşullarına bağlı olarak 3 ya da daha fazla saniyelik takip mesafesine ihtiyaç duyabilirsiniz. Seyir halindeyken gözlerinizle hiçbir nesneye 1 sn den fazla takılmasına izin vermeyin böylece gidiş hattınızı etkileyen her şeyden haberdar olmanız kolaylaşır. Seyir halindeyken daima en ileriyi izleyin böylelikle önünüzde gerçekleşecek bir olumsuzlukta
önceden tedbirinizi almanızı sağlayacaktır.

Çok şeritli yollarda mutlaka orta şeridi kullanınız.

Güvenlik alanı oluşturma- takip mesafesi-yolun taranması-şerit konumu belirleme, bunların hepsi güvenli sürüş için gerekli stratejilerdir tümü sizin sorumluluğunuzdadır.

Keyifli sürüşler dilerim.
Mustafa TEKİN
mustafa@motoregitim.net

Kas 03rd by admin
16th

Motosikletleri Farkedin

0

56517224FD758A43B9CE6904r Motosikletleri Farkedin

Sabah Gazetesi 29.08.2007

Motosiklet yedisinden yetmişine her kesimin gözdesi durumunda. Kimisi buna bir tutku diyor, kimisi rüzgarla savaş, kimisi de iki tekerin zaferi. Bu dünyanın kapılarını motosiklet alanında uzman olan Mustafa Tekin’le beraber araladık..

*Motosiklet Hocası olmaya nasıl karar verdiniz?
Yaklaşık 10 yılı aşkın bir süredir bu işle uğraşmaktayım. 10 yıl önce amcamın motosiklet mağazası açmasıyla beraber bu sektöre adımımı attım. Daha sonra farkına bile varamadığım bir hızla motosikletin bende bir tutku haline dönüştüğünü ve vazgeçemeyeceğimi fark ettim. Bunun üzerine bu tutkunu olduğum işi başkalarına da sevdirmek adına eğitmenliğe başladım.

*Şuana kadar kaç kişiye eğitim verdiniz?
Eğitmenliğe başladığım günden itibaren yaklaşık olarak 7,000 kişiye eğitim verdim.

*Size sosyetenin motosiklet hocası diyorlar. Neden?
Ünlülerin uğrak yerlerinden birisi olan Etiler’de eğitim alanımızın bulunması. Ama en büyük etken güvenilir ve iyi bir eğitim veriyor olmam.

*Sizden eğitim ve ehliyet alan ünlüleri sorsak?
Aklıma gelen birkaç kişiyi söyleyeyim; Güven Kıraç, Nihat Doğan, Pamela, Ceyda Düvenci, Yağmur Atacan, Pınar Altuğ, Halit Ergenç

*Bu ünlülere eğitim verirken başınızdan ilginç bir olay geçti mi ?
Eğitim verdiğim ünlüler arasında en eğlencelisi Nihat Doğan’dı. Onunla eğitimlere başladığımızda Kenan Işık’la bir dizi çevireceklerdi. Dizinin bir bölümünde Nihat’ın motosiklet kullanması gerekiyordu. Nihat sürekli: “Sen bana gazı ver ben her motosikleti kullanırım” diyordu. Normalde 10 saatlik ders sonucunda gelinecek noktaya Nihat isteği ve enerjisi sayesinde 3 saat sonunda ulaşmıştı.

*Peki Mustafa Hocam neden dört teker dururken iki teker?
Ben ne kadar size “hayatı gerçekten kolaylaştırıyor” desem de, araba sürücüleri buna inanmayacaklar. İstanbul gibi kalabalık bir şehirde Beşiktaş’tan Etiler’e motosikletle gitmek bir insanın sadece 10 dakikasını alıyorsa, park sorunun, otopark parası derdin yoksa… Bu hayatı kolaylaştırmak değil de ne

*O zaman hayatı kolaylaştıran bu motosikleti kullanmayı öğrenmek zor mu ?
Motosiklet kullanmanın %60′lık bir bölümünü bisiklete binmiş olmak oluşturur. Geriye kalan dilim ise motosikletle tanışma ve motosikleti kullanabilir bir seviyeye gelebilmeden ibarettir.Tabi ki burada bizim payımıza önemli işler düşüyor. Payımıza düşen kısmı elimizden geldiğince eğitimlerimizi katılan arkadaşlarımıza gösteriyoruz. Ayrıca motosiklet kullanmak öyle eş dost tarafından değil bu işi profesyonelce yapan eğitmenler aracılığıyla öğrenilmelidir.

*Motosiklet kullanabilmek için eğitim gerekli mi ?
Eğitim her alanda şarttır, ama özellikle bu alanda eğitimsizliğin sonuçları ağır olmaktadır. Bu yüzden bu işe başlamadan bunun eğitimini almalı ve ilerleyen motosiklet yaşantınızı güvenli bir şekilde sürdürmelisiniz. Bu işin eğitimini almamış kişilerde motosiklet kullanmanın nedenli kötü sonuçlar ortaya çıkardığını gerek kamuoyundan gerekse basından duyuyoruz. Bu kötü sonuçları ülkemizde en aza indirebilmek için ben şahsım adına ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Ve bunun için de öğrencilerime kapalı alanda eğitim verdikten sonra, onlarla beraber trafiğe çıkıp akan trafikte ne gibi zorluklarla karşılaşabileceklerini ve bu zorlukların üstesinden nasıl gelebileceklerini en ince ayrıntısına kadar hepsine tek tek anlatmaktayım. Bizi de vazgeçilmez kılan bu olsa gerek

*Motosiklet kullanımı her geçen gün artıyor mu?
Evet motosiklet kullanımı sürekli yükselen bir ivme göstermekte fakat eğitimsiz bir şekilde. Özellikle Çin mallarının piyasaya girmesiyle artan motosiklet sevdası beni bir yandan mutlu etse de, bir yandan, bilinçsiz bir büyüme diye düşündürüyor. Eğitim almadan bu işi yapan o kadar çok kişi var ki; gerçi bunun farkına varabilmek için uzman olmaya gerek bile yok. Aracınızla seyir halindeyken şöyle dönüp etrafınızdaki motorizelere bir bakmanız yeterli olacaktır. Motosiklet kullanmanın eğitimini almış olanla almayanın farkını hemen anlayacaksınız. Son zamanlarda trafik polislerinin yapmış oldukları uygulamalar sonucunda karşımıza çıkan tablo gerçekten utanç verici. Her 100 motorizeden sadece 30 tanesinin ehliyeti olması sanıyorum bu sektörün nedenli eğitimsiz büyüdüğünün bir göstergesidir.

*Eğitimin üzerinde bu kadar duruyorsunuz, bize eğitim programınızdan bahsedebilir misiniz?
Eğitimlerimiz tamamen bire bir olup öğrencilerimize uygun olan zaman dilimlerinde yapılmaktadır. Eğitimlerimize Scooter’la başlayıp vitesli motosikletle sonuçlandırmaktayız. Öğrencilerimize motosiklet, kask, korumalık vs. ekipmanlar tarafımızdan sağlanmaktadır. Ayrıca öğrencilerimize trafikte motorlu bir yaşam için neler yapmaları gerektiği ve ilkyardım ekipmanlarının nasıl kullanıldığı anlatılmaktadır.

*Çeşit çeşit insanlar tanıyorsunuz. Hiç motora ilk bindiği anda “motor kullanamaz” dediğiniz oldu mu?

Evet gerçekten çok fazla kişiyle tanışıyoruz, hepside doğal olarak birbirinden farklı. Öğrenciyi alıp eğitim alanına gittiğimde, motosikletin yanında dururken ürktüklerini, çekindiklerini görebiliyorum ama motosikletin üzerine bindikleri anda bunun bambaşka bir dünya olduğunu fark edip sanki kırk yıllık kullanıcıya dönüşüyorlar bir anda. O yüzden şu ana kadar hiçbir öğrencime bu kullanamaz demedim içimden, biliyorum üzerine bindiklerinde değişiyorlar

*Bayanların motosiklete olan ilgisi ne durumda?

Bayanlar her alanda olduğu gibi motosiklet kullanıcıları arasında da giderek artmakta. Eğitim verdiğim kişilerin yaklaşık %40′ını bayanlar oluşturuyor. Hatta erkek öğrencilerime göre daha tedbirli ve dikkatliler. Ayrıca motosiklet üzerinde hoş bir görüntü sergiliyorlar.

*Son olarak buradan motosiklet kullanıcılarına ve kullanmaya gönüllü olanlara ne söylemek istersiniz?
Motosiklet kullanmak bambaşka bir dünya, bir tutkudur. Bir kere üzerine adımını atan bir daha kolay kolay vazgeçemez. Ayrıca bu farklı dünyayı ömür boyu sağlıkla devam edebilmek için motosiklet ekipmanlarının (kask, dizlik, mont, bot, eldiven) her daim üzerlerinde bulunmasını ve normal araçlardan çok daha fazla dikkatli olmalarını buradan tüm motorizelere özellikle söylüyorum. Yeni başlamak isteyip de bir türlü adım atamayan arkadaşlarımız da istedikleri her an bizi ziyaret edip nasıl bir eğitim verdiğimizi görebilirler. Ayrıca www.motoregitim.net internet sayfamızdan da eğitim programımızı ve motorlarımızı görebilir, ehliyet almak isteyen arkadaşlar başvurabilirler. Sizin aracılığınızla buradan araba kullanıcılarına da seslenmek istiyorum “MOTOSİKLETLERİ FARK EDİN!”

SABAH İnternet

Haberin fotoğrafları

56517224FD758A43B9CE6904d Motosikletleri Farkedin CD96D09557A8444A87EC7063d Motosikletleri Farkedin A1B6736798A230419EBE2C55d Motosikletleri Farkedin

Ara 16th by admin
14th

Yağışlı Havalarda Motosiklet

0

Hani bizim meteolojinin kullandığı brain motorcycle Yağışlı Havalarda Motosikletir deyim vardır,Hissedilen sıcaklık. İşte bu, sürüşteki en önemli etkendir.Islanan bir motor sürücüsü, rüzgarın etkisiyle, hava -1,-2 derecede iken bile,-25,-30 derece hissedebilir. Rüzgar, bu konuda işguzarlığını kendisine adet edinmiştir. Hele bir ıslanmayagörün, sizin vücut ısınızı uçurmak için elinden geleni yapacak ve donma probleminin yaşanmasına sebep olacaktır.

Eğer Antalya, Adana gibi güney bölgelerinde oturuyorsanız, çoğu zaman yağmur sizin için ciddi bir problem olmayacaktır ama, daha kuzeyde oturuyor yada kuzeye doğru bir gezi yapmayı düşünüyorsanız, hava roporunda ne derse desin, yağmur için önlem almanız yararlıdır. Şöyle kuvvetli bir çise bile, insanı yola çıktığına pişman edebilir.

KURU KALMAK HAYATİ ÖNEM TAŞIR

En ideal metod, giydiklerinizin üzerine, yağmur geçirmeyen bir kat geçirmektir. Eğer meteoloji raporunu dinleyip, yağmur haberini aldıysanız, babaannenizin, annenizin romatizmalarım sızlıyor diyorsa, kişisel tecrübeleriniz gökyüzünün durumunu beğenmiyorsa yada özellikle bir balıkçı dostunuzun falan bugün yağmur var diyorsa, sıkı giyinmeyi ihmal etmeyin. Bunun için orijinal bir kıyafet alabileceğiniz gibi, kıyafetinizi kendiniz de yaratabilirsiniz. Yağmur geçirmez naylon bir avcı pantalonununun üzerine yine naylon bir yağmurluk geçirerek sorunu çözebilirsiniz. Anfibi yaratıklar olmadığımıza göre, en azından içine rahatça sığabileceğiniz, gövdenizin büyük kısmını koruyan bir naylon torbayı, kollar ve kafa için üç delik açarak bir tarafları sokuşturmanızda muhteşem yarar var.

Bu havalarda, ne kadar dikkatli sürerseniz, o kadar iyi. Ne doktora, ne tamirciye iş çıkartmayın. Önünüze gelen her su birikintisine, paranoya ile bakın. Altından kaç santimlik çukur çıkacağı belli olmaz. Hele rampaya geldiğinizde, break dance yapan gençlerin yürümesi gibi, ileri yerine geri doğru gidebileceğiniz, her zaman aklınızın bir kenarında olsun.

ISLAK YOL NE KADAR GÜVENLİDİR.

Temiz bir asfalt, ıslak olduğu zaman, sürtünme %20 oranında azalır. Tabi tamamen teorik. Türkiye'nin neresinde, üzerinde çamur bulunmayan bir asfalt gördünüz? Yoldaki yağ, antifriz, fren izleri vs de cabası. Tabi bu arada, normal havada da suratınıza doğru uçabilecek otomobil atıkları (yenen yemeklerin kağıtları, torbaları, yanan sigaralar, kola kutuları, boşaltılan kül tablaları) bu havalarda her zaman olduğundan daha can sıkıcıdır. O küller, ıslak siperinize çarptığında, ince bir çamur tabakası ile kaplamayı ihmal etmez.

Arabalardan atılıp, otobana yayılmış olan yemek artıkları, yolda ezilmiş duran kedi ya da köpek cesetleri, kamyonların üzerinde bütün önlemler alınmasına rağmen yine de düşmekte ısrar eden isyankar domatesler, hıyarlar asfaltın üzerine eklenir. Hafif bir çise yada sabah çiği üzerlerine geldiğinde, yoldaki bu gereksiz ayrıntılar, tehlikeli ayrıntılar haline gelirler.

Yağmurdan sonra kurumuş olan asfaltta bulunan, bazen de yağmurun akıntısı ile getirdiği teneke yada buna benzer sert plastik nesneler, birazcık ıklaklığı saklayacak mendeburluğu kendilerine huy edindiklerinden, gerçek birer otoyol tuzağına dönüşürler. Aynı şekilde yapraklar da aynı problemi yaşatırlar.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler ya bizim yük kamyonları ve özellikle İç Anadolu'da şehirlerarası yol yapan eski otobüsler de, yağ salmak konusunda nam salmışlardır. O yüzden özellikle bu havalarda, takipli giderken, onların arkaları yerine, lastiklerinin doğrultularını takip ederseniz, daha iyi edersiniz.
Bunlar, kuru havada motor kullanmaya alışmış sürücü arkadaşların, özellikle dikkat etmesi gereken noktalar.

ISLAK LASTİK GEVŞEK TUTUŞ YARATIR

Yağmur suyu, lastiklerin altından girerek, yanlara doğru kayar. Sığ lastik kanalı, düşey açı yaptığında, üzerine gelen baskı yüzünden bu suyu salar. Bu da, yolla lastik arasındaki sürtünme alanını azaltır. İyi bir yağmur lastiği, derin ve açılı oluklarıyla, bu tehlikeleri önler. Buna karşın, böyle lastikler, kuru havada ideal olan lastiklerin yanal eğimine sahip olmadıklarından, normal günlerde sürüş bakımından rahatsız edici, çekişi düşürücüdür. Lastiklerin havası da, bu yol koşullarında önemli bir faktördür. Yağmurlu havada, lastiklerin havasını biraz aldığınızda, sürtünme alanı genişler, yolu daha iyi kavrarlar.

SÜRÜŞ STRATEJİNİZİ BELİRLEMEK İÇİN ÖNCE DERİN BİR NEFES ALIP, SEÇENEKLERİNİZİ GÖZDEN GEÇİRİN.

Yağmurun ilk damlaları düşmeye başladığında şeytan, gazı kökleyip, bulutun diğer tarafına geçmeniz, yeniden kuru ve güvenli asfalta ulaşmanız için sizi dürter. Ama bu, özellikle de şehirde, hiç de akıllıca bir yöntem değildir. Şunu aklınızdan çıkarmayın ki yol, yağmur ilk çiselemeye başladığında, ıslak asfalttan daha kaygandır. Özellikle de trafiğin yoğun olduğu şehirde ve şehir çevresindeki yollarda. Bu durumda yapacağınız en akıllıca şey, bir süre mola vermek, otomobil sürücülerinin ıslaklığı tüm asfalta eşit olarak yaymasını beklemektir. Bu süre yağanın, ahmak ıslatan mı, yoksa ciddi bir yağmur mu olduğunu anlamak ve biraz ısınıp, yağmur giysilerinizi giymek için de iyi bir ara olacaktır.

YÜZEYE TETKİK EDİCİ BAKIŞLAR ATMAKTA FAYDA VAR.

Yağmur yağarken, daha önce yukarıda bahsi geçen kamyon ve otobüslerden sızmış olma ihtimali yüksek olan, yağlı yüzeylerden uzak durmaya dikkat edin. Özellikle de, dar yol virajlarında. Viraj ve bir tarafa doğru dönüş yapan rampalarda, aracın lastik izini takip edin. Hızınızı ve yatış açınızı azaltın. Açınızı mümkün olduğunca 90 dereceden uzaklaştırmayın ve tekerlek izlerini takip edin. Yurdumuzda hala rastlanan granit parke ve Arnavut kaldırımının asfalttan daha kaygan bir yüzey olduğunu unutmayın.
Yağmurlu havada, her türlü hızlanma hareketi ve yön değişikliğinden kaçının. Bu havada monotonluk, daha sonra canınızın sıkılmasından iyidir. Tekerleklerinizi mümkün olduğunca düşey tutun. Özellikle köprü gibi yerlerdeki çelik plakaların üzerinden geçerken. Bu tip yüzeylerin üzerinden yatış pozisyonunda geçmeniz, kolayca kaymanıza ve yuvarlanmanıza sebep olacaktır.

YAĞMURLU HAVADA FREN KULLANIMI KURU HAVADAKİNDEN FARKLIDIR.

Yağmurun ıslattığı asfaltta, fren yapma taktiğinizi yeniden gözden geçirmeniz gerekir.Bu havalarda, arka freni, normalde kullandığınızdan daha fazla kullanabilirsiniz. Çünkü motorun yüklenme şekli nedeniyle, öne daha az ağırlık gelir. En iyi yöntemse freni bölüştürmek, ön ve arkayı eşit ağırlıkta kullanmaktır. (bunu yapamıyorsanız acilen bir XX alın, dual sistem frenin sisteminin farkı )
Islak asfaltta, yavaşlamaya ya da durmaya karar verdiğinizde, düz bir çizgi halinde fren yapmaya çalışın. Şimdi bu ne demek diye soranlar çıkacaktır. Örneğin keskin bir viraja yaklaşırken, fren yaparak yavaşlama işleminizi, yana doğru ağırlık vermeye başlamadan önce bitirin. Eğer yavaşlama esnasında, yatarak fren yaparken, kaygan bir yüzeyle karşılaşırsanız, düşmeniz kaçınılmaz olur.

Bir kesişme noktasına yaklaşırken, eğer durmanız gerekecekse, her iki freni de hafifçe sıkarak, kurumalarını ve ısınmalarını sağlayın. Çoğu fren sisteminde kullanılan paslanmaz çelik meteryaller, kuru olduklarında harikadırlar ama ıslakken, can sıkacak kadar az etkili olmak adetleridir. Disklerin, bir yada iki kez dönmesiyle, yeterli miktarda su atılır ve frenler, yeniden güvenilir konuma gelirler.Eğer frenlerin yeterince tutmadığını hissedip yüklenirseniz, fren diskleri aniden kuruyarak, tekerleklerin kilitlenmesine sebep olabilir. Yağmurlu havada, frenleme probleminin önüne geçmek için, her zaman erken ve yumuşak frenleme yapmanız, tehlikeyi önleyecektir.

YAĞMURUN MOTORUN HER YERİNE AYNI ETKİYİ YAPMAZ

Motor çalışırken giren su, sıcaklığın etkisiyle buharlaşarak, zarar vermeden gidecektir. Ayrıca buhar, motorun çekiş gücünü arttıran bir etkendir. Fakat normal su, bu etkiyi yaratmaz. Yani normal havada, motor çalışırken ona su dökerseniz, aynı etkiyi yapmaz. Aksine, silindirlere giderek onları bloke edebilir yada bozabilir.

Bunun yanında yağış, elektrik sistemine pek yararlı değildir. Bağlantıları paslandırır, bozar, bobini çatlatabilir yada bunun gibi problemlere sebep olabilir. Böyle durumlarda, contaların sağlam, buji gibi aksamların iyi oturmuş olması, büyük önem kazanır.

EĞER ŞİMŞEKLER ÇAKMAYA BAŞLADIYSA, ORTALIKTA YALI KAZIĞI GİBİ DİKİLMEK YADA YOLA DEVAM ETMEK, BELAYA DAVETİYE ÇIKARMAKTIR.

Baktınız, gökten flaşlar çakıyor. Sakın ha filmlerdeki gibi poz yapmak için yola devam etmeyin. Nasıl olsa altımda lastik var diye güvenmeyin. Son sözleri kitabında sizin için bir bölüm ayrılabilir. Alçak yada paratoneri olan bir binaya girmeye çalışın ve şovun bitmesini bekleyin. Bir ağaç altına girmek uzun bir objenin altına saklanmaktır. Bu da yıldırım riskini yükseltir.

Eğer yağmur çok fazlaysa, özellikle şehir içinde sürmeyi bırakmanızı tavsiye edebilirim. Türk şehirleri, genellikle düz alanlar yerine daha kolay savunulabilecek yamaçlara kurulmuş olduğundan, yolun sizi götürdüğü alçak bir noktada, yükseklerden gelen hayli hızlı ve yoğun bir sel dalgasıyla karşılaşabilir, tehlike yaşayabilirsiniz.

Artık yağmurlu asfalta biraz tedirgin bakabilirsiniz ama olacak o kadar. Bizim eskilerin dediği gibi Korkulu rüya görmektense biraz uykusuz kalmak evladır

Tem 14th by admin
14th

Motosiklet Aküsü

0

Sulu olmayan akülerin bakımında nelere dikkat edilmelidir?
1-kutup başlarının temiz ve sıkı olmasına
2-şarjına

Sulu akülerin bakımı yapılırken nelere dikkat edilmelidir?
1-saf su odacıklarının seviye kontrolleri yapılmalı
2-Saf su eksik olan odacıklara saf su ilavesi yapılmalı
3-Asit bomesi düşük akülerin asitleri tamamlanmalı

Aküye konan fazla suyun motora zararı var mıdır?

Aküye fazla koyulan saf su daha sonra taşma yapacağından motorunuzun şasi ve boya kısımlarına asit tahribatı yapacaktır. Buda motorunuzun zarar görmesi demektir.

Akü bakımı yapılırken nelere dikkat etmeliyiz.
1-konyağın kapalı olmasına
2-Akünün kesinlikle kıvılcım ateşinden uzak tutulmasına
3-Eldivenle çalışmaya,cildimizi ve elbiselerimizi akü suyu ve buharından korumaya
4-Akü bakımından sonra ise akünün motosikletteki yerine koyulmasından sonra sarsıntıdan oynamaması için gergi lastiği veya bağlantı aparatının yerine takıldığı kontrol edilmelidir.
5-kutup başlarının artı ve eksi bağlantılarının düzgün yapılıp yapılmadığına dikkat edilmelidir.

DİKKAT!

Şarjı zayıflayan akünün marş motoru normal devirde çalıştırmaz.
Bazı kimseler amperi çok yüksek olan otomobil aküleri ile takviye yaptıkları görülmüş, sonrasında bunun motorun ateşleme beyninde tamiratı mümkün olmayan hasarlara yol açtığı sıkça gözlemlenmiştir.
Tavsiye edilen:Her motorcunun kesesine uygun akü şarj cihazı almasıdır.Avrupa da üretilen bazı motosiklet markalarında aküyü yerinden sökmeden şarj edebilmek için motosikletin üzerinde şarj soketi mevcuttur.

Tem 14th by admin
14th

Motosiklet Zincirleri

0

Her dişli ve zincirin bir ömrü vardır.Bakımı yapılmayan zincirler deforme olmaya,hatta sert kullanımlarda koparak sürücünün hayatını tehlikeye sokabilmektedir,motosiklete zarar verebilmektedir.Zincirler oringli ve düz olarak kullanılmaktadır.

Motorumuzun zincirini koruyabilmek için ne yapmalıyız.

1-Zincirimizi belli km den sonra periyodik olarak kaliteli zincir spreyi ile yağlamalıyız.Yağışlı havalarda bu yağlamayı daha sık yapmalıyız.
2-Zincirin belli zamanlarda özel zincir temizleme spreyi veya özel solüsyonlarla yağlı boya fırçası yardımı ile yıkanarak bakımı yapılmalıdır.
3-Yıkanan zincir iyice kuruduktan sonra yağlanmalıdır.
4-Her zincirin ideal gerginlik ölçüsü vardır,bu değerler,genelde motosiklet arka maşasında etiketle veya el kitapçığında belirtilmiştir.
Aşırı bol zincirler veya aşırı gergin zincirler motora ve dişlilere zarar verirler.Sürüş keyfini etkiler.Bozulan zincirlerin ön ve arka dişli olarak,takım halinde değiştirilmesi en uygunudur.Genelde zincirin kilitli olanı değil makine ile perçinlenmiş olanları tercih edilmelidir.

Yağlama nasıl olmalıdır?
Oringli zincirlerde yağlama motorun sehpaya alınması,sehpa olmayan motorlarda ise iki kişi yardımıyla,ön frenin sıkılarak motorun yan ayaklık üzerine dikilmesi(bunun nasıl yapıldığını görmeden kesinlikle denemeyiniz,kendinize ve motorunuza zarar verebilirsiniz.) lastiğin çevirerek,zincirin her iki tarafından,dıştan içeri doğru yağlamanın yapılması ve kesinlikle dış lastik üzerine gelmeyecek şekilde uygulanması gerekmektedir.

DİKKAT !
Yağlama yapıldıktan sonra hemen hareket edilmemeli,zincire sıkılan yağın biraz sıkılaşması beklenilmelidir.

Tem 14th by admin
14th

Motosikletinizi Yıkarken Dikkat Edin.

0

moto yıkama 300x225 Motosikletinizi Yıkarken Dikkat Edin.Motosiklet tazyikli su üreten makineler ile yıkanmamalı, zoraki yıkanacak ise soğutucu radyatör peteklerine, elektronik aksamlara, kilometre saati üzeri su sıkılmamalı, elektronik devre ve röleler korunmalıdır.

Egzoz susturucu içine su kaçmaması için susturucu çıkışı tıkaç ile kapatılmalıdır.
Sıcak motora ve fren disklerine kesinlikle su tutulmamalıdır.
Yeni yıkanan motorun üzerindeki sular silinmeli ve kurutulmalıdır.
Yıkama sonrası hemen kullanılan motosikletlerde, üzerinde kalan suların akması neticesinde virajlarda ve ani durumlarda kaymalar sebep olabilir.

Periyodik zamanlarda motorun boyası koruyucu cila ile temizlenmeli, siyah plastik aksamlara cila sürülmemelidir.

Plastik aksamları piyasada satılan kaliteli plastik temizleyicileri ile temizlenmelidir.

Yıkamanın temiz sünger ve piyasada satılan ucuz marka saç şampuanlarıyla yapılmasında fayda vardır.

Tem 14th by admin
14th

Motosiklet Lastikleri

0

lastik Motosiklet LastikleriKötü ve bakımsız lastiklerin sürüş keyfini kaçırdığını biliriz. Üstelik bakımsız bir lastiğin sürücüyü hayati bir tehlikeyle burun buruna getirebileceğini de… Motosiklet lastiklerimizin nasıl korunmasını gerektiğini fulya lastik satış müdürü onur ABASIYANIK a sorduk.

Kışın kullanılmayan motosikletlerin lastiklerinde bir değişim olabilir mi?
Evet genelde beton zemin üzerinde ve uygun olmayan hava şartlarında haftalarca kalan ve yerle temas eden lastiğin basıncı ve yapısı değişir.
Oluşan değişikliğin önüne geçmek için ne yapılmalı?
Lastiklerin yerle teması kesilmelidir.

Bazı motosikletlerde bulunan ön ve arka sehpaların kullanılması tavsiye edile bilir.
Yer ve lastikler arasına tahta yada plastik konulmasında da yarar vardır.

Sezon başında yola çıkmadan önce lastikler açısından yapılması gereken kontroller nelerdir.
Sezon başında her motosikletin lastikleri gözden geçirilip, çatlak, aşınma, aşırı sertleşme, deforme ve gizli çiziklerin olup olmadığına bakılmalıdır. Bu saydıklarımızın olması durumunda lastiklerin mutlaka yenileriyle değiştirilmesi gerekmektedir.

Lastiği değiştirirken nelere dikkat etmeliyiz?
1-Ön ve arka lastiğin motosikletin üretici firmasının önerdiği uygun ebatta olmasına.
2-Eğer sadece ön veya arka değişecek ise lastiklerin aynı profilde olmasına.
3-satın alınacak lastiğin imal tarihinin yeni tarihli olmasına.
4-Tubles olmayan lastiklerde ise lastiğin iç lastikleriyle birlikte değişmesine
5-Lastiğin janta takılması esnasında, lastik üzerindeki dönüş okunun doğru istikamette olmasına
6-Jantın motora takılması esnasında rulmanların kontrolünün yapılmasına, boşluk ve ses varsa değiştirilmesine ve jant milinin gres yağı ile yağlanmasına dikkat etmeliyiz.

BİR HATIRLATMA: Değişen her yeni lastiğin balansının da yapılması gereklidir.

ÖNEMLİ AYRINTI: Racing motosikletlerde dikkat edilecek en önemli husus, lastik tabanına batan cisimlerden meydana gelen delikler,
Ehil kimseler tarafından tamir edilmelidir.

Nedeni?

1-Bu tip durumlarda genelde ehli olmayan kişiler tarafından, delik olan bölgenin onarılması için lastik yapısını aşındırıcı aletler kullanılır ve lastiğin katmanlarında aşırı tahribata neden olunur.
2-Tamirat sonrasında lastiğe verilen yüksek basınç, daha sonra içeride yıpranan katlar arasına hava geçmesine neden olmakta ve yüksek süratlerde, dış lastiğin diş kısımlarında büyük parçalar halinde kopmalar meydana gelebilmektedir.

NOT:

1-Avrupa'da kullanıcılar, dış lastiğe giren cisimler neticesinde patlayan lastiklerini yenisiyle değiştirmektedirler. En uygun olanı da budur.
2-Her motorcunun yanında bir adet lastik tamir spreyi olması, patlayan lastiği geçici olarak tamir yapmasını sağlayacaktır.(Bu yalnızca tubles lastikler için geçerlidir.) lastik tamir spreyi ile yapılan tamirler geçicidir.
3-Lastik hava basınçlarının sıkça kontrolü yapılmalı el kitapçığında belirtilen değerlerde hava basılmalıdır. Benzin istasyonları ve lastik tamircilerindeki hava saatleri bazen yanılta bilmektedir. Bu yüzden her binicinin kendisine kaliteli bir hava saati alması tavsiye edilir.

Tem 14th by admin